Rüya Gibi “Buenos Aires”

Travel+Leisure dergisinin araştırmasına göre Bangkok’tan sonra en çok görmek istenilen şehir seçilen Buenos Aires, sürprizli bir şehir. Arjantin’in büyülü başkenti, tarihi binalarından sıcakkanlı insanlarına kadar bu ilgiyi hak ediyor

Buenos Aires’in güzelliğini anlatmak için kelimeler yetersiz kalabilir. Arjantin’in başkentinde yürüdüğünüzde her bir köşesinde sizi değişik sürprizler bekliyor. Yeşile özlemimizi hemen hemen her mahallesinde yer alan kocaman parklarıyla giderirken, kolonyal tarzdaki evleri ya da art nouveau binalarıyla kendimizi 19. yüzyılda hissettiriyor… Nehir kıyısındaki modern gökdelenler Arjantin’e göç eden Avrupalıların görkemli konaklarıyla yarışıyor. Geniş caddeler ise 13 milyon Buenos Aireslinin şehrin bir ucundan öbür ucuna gitmesini sağlıyor. Buenos Aires’in 100 metre genişliğiyle dünyanın en geniş caddesi olan Avenida 9 de Julio şehrin tüm merkezini boydan boya geçiyor. Evleri, caddeleri ve parkları dışında Buenos Aireslilerden de bahsetmeden olmaz. Genelde uzun boylu, mavi gözlü ve sarışın olan bu insanlar, fiziksel güzelliklerinin yanı sıra yardımseverlikleri ve nezaketleriyle de bizleri şaşırtıyor. Sokakta birine yolunuzu sorduğunuzda size emin oldukları noktaya kadar eşlik etmekte ısrar ediyorlar. Ve bunu güleryüzle yapıyorlar. Dil açısından İspanyolca biliyorsanız çok şanlısınız; çünkü çok az kişi İngilizce konuşuyor. Ama yine de ellerinden geleni yapıyorlar. Yemek kültürlerine gelince, et ilk sırayı alıyor. ‘Parrilla’ yazılı tüm restoranlarda et, ızgarada pişirilerek servis ediliyor. Etin dışında özel bir mutfak kültürü olmayan Arjantin’de daha çok İspanyol ya da İtalyan yemekleri bulabilirsiniz…
yazının devamı—>

 

GEZMEYE PLAZA DE MAYO’DAN BAŞLAYIN
23 bölgeden oluşan Buenos Aires’i, Plaza de Mayo’dan (Mayıs Meydanı) başlayarak gezebilirsiniz. Şehrin ekonomik ve politik merkezi olan bu meydandaki Dikilitaş ise şehrin amblemi olarak görülüyor. 25 Mayıs 1810’da sömürgelikten özgürlüğe geçmek için verilen kararlar, bu meydanda alındı. 1816’da gerçekleşen devrimin birinci yıldönümü ise Mayıs adını alacak Dikilitaş ile ölümsüzleştirildi. Meydanın kuzeyinde, sütunları sayesinde kiliseden çok müzeyi andıran Metropolitan Katedrali bulunuyor. Katedralin içinde bağımsızlık devriminin en önemli kahramanlarından General Jose San Martin’in mozolesi var. Meydanın etrafında ayrıca sömürge zamanında Hükümet Binası olan, bugün ise müze haline gelen Cabildo adlı binayı gezebilirsiniz. Cabildo’dan Mayo Caddesi’nin sonuna kadar yürüdüğünüzde Arjantin devletinin görkemli Parlamento Sarayı’nı göreceksiniz. Sarayın tam önünde ise ünlü Fransız heykeltıraş Rodin’in Düşünen Adam heykelinin imzalı kopyasını görebilirsiniz. Çarpıcı art nouveau ve neoklasik binalarıyla Paris, Madrid ve Barselona’daki bir caddeyi andıran Mayo Caddesi boyunca tarihi önem taşıyan binalara rastlayacaksınız: Kültür Sarayı, bir zamanlar şehrin en yüksek binası olan Baralo Sarayı ile Cafe Tortoni. Caddenin 825 numarasında bulunan kafe, 1858 yılında göçmen bir Fransız tarafından açılmış. Yorgunluğunuzu atmak için ideal bir durak. Yürümek için yeniden güç kazandığınızda ise Corrientes Caddesi’nden ilkinden çok daha uzun olan asıl Dikilitaş’a doğru yürüyebilirsiniz. Tiyatro, sinema ve kitapçıların bulunduğu cadde, New York’taki Broadway’i andırıyor. Caddenin 1453 numarasında ise şehrin en eski kafelerinden olan La Giralda Cafeteria’da mutlaka sıcak çikolata ile ‘churros’ adlı kızartılmış çörekleri tadın. Tango kültürünün izlerini taşıyan caddede, 12 katlı ve içinde sekiz ayrı salon bulunan General San Martin Kültür Merkezi de bulunuyor. Şehrin nirengisi olan beyaz Dikilitaş’a vardığınızda sağınızda dünyanın en önemli opera binalarından biri olan Teatro Colon’u göreceksiniz. 2010 yılına kadar tadilatta olduğu için kapalı olan opera, akustik açısından dünyadaki beş operadan biri olarak biliniyor. Opera’nın hemen önünden ise 1937’de açılışı yapılan Buenos Aires’in en geniş caddesi Avenida 9 de Julio’nun görkemini görebilirsiniz. Caddeyi geçip nehir kıyısına doğru yürüdüğünüzde ise tüm mağazaların olduğu ve otomobillere kapalı olan Florida Sokağı’nı bulacaksınız.

CUMARTESİNİZİ RECOLETA’YA AYIRIN
Recoleta bölgesini gezmek için Buenos Aires’in en şık caddesi olarak bilinen Alvear’dan başlayabilirsiniz. Cadde boyunca eski konaklar, büyük markaların mağazaları ve sefaretler bulunuyor. 1929 krizine kadar şehrin zenginlerinin oturduğu bu ‘belle époque’ tarzındaki görkemli konaklar bugün müze ya da beş yıldızlı otel olarak kullanılıyor. Yeşilliklerle kaplı bu bölgenin adı çıplak ayaklı Fransisken rahip Recoleto’dan geliyor. 1871’de tüm şehre yayılan sarı humma salgınına kadar zengin aileler şehrin güney bölgesinde oturuyorlarmış. Salgınla birlikte kuzeye taşınan aileler Recoleta’yı yerleşim bölgesi olarak seçmişler. Alvear’ı bitirince, Ortiz Sokağı’na doğru yürüken meydanda bulunan ve kökleri dışarı fırlamış asırlık kauçuk ağacına göz atın. Hemen karşınıza çıkacak olan meydanda ise cumartesileri el sanatları pazarı kuruluyor. Hediyelik eşya almak için ideal. Meydanın hemen solunda ise Basilica de Nuestra Senora del Pilar Kilisesi’ni göreceksiniz. 1732’de Recoleta tarafından inşa edilen bu barok kilisede Buenos Aires’in önde gelen ailelerinin düğün, vaftiz ve cenaze merasimleri yapılıyor. Kilisenin hemen yanı başında ise ünlü Recoleta mezarlığı bulunuyor. Mezarlıkta bulunan 6400 mezarın 70’si tarihi anıt olarak sınıflandırılmış. Yer darlığından dolayı birbirlerine yapışık olan mezarların bazıları gerçekten çok görkemli. Arjantin’in sevilen first lady’si Eva Peron da ölümünden 17 yıl sonra bu mezarlığa gömülmüştü. Recoleta’da ayrıca Buenos Aires’in en önemli iki müzesi de bulunuyor. İçinde 11 bin eser barındıran Museo National de Bellas Artes (Güzel Sanatlar Müzesi) ile Museo Nacional de Arte Decorativo. (Ulusal Dekoratif Sanatlar Müzesi) Buenos Aires’ten San Telmo’yu gezmeden ayrılamazsınız. Özellikle pazar günleri çok canlı olan şehrin bu en eski bölgesi antikacılarıyla ünlü. İki katlı kolonyal tarzdaki evleri, Klasik Fransız apatmanları ve İtalyan saraylarıyla dikkat çeken bu bölgeyi, Feria de San Pedro adlı antikacılar çarşısını gezmekle başlayabilirsiniz. Envai çeşit eski eşyanın satıldığı bu çarşıdan sonra Buenos Aires’in en eski ikinci meydanı olan Plaza Dorrego’yu bulup etrafındaki sokakları gezmek kalıyor. Sokaklarda tango dansçılarının gösterilerini izleyip Arjantin tarihine damgasını vurmuş kişilerin konaklarını da gezerek keyifli vakit geçirebilirsiniz.

PALERMO’DA BOHEM HAYAT
Buenos Aires’in en geniş bölgesi olan Palermo, butikleri, son moda restoran ve barlarıyla ünlü. Palermo Soho ve Palermo Hollywood olarak ikiye bölünmüş olan bu mahallede yer alan parklarda hayvanat bahçesiyle botanik bahçesi de bulunuyor. Palermo’da bohem hayat Plaza Serrano’nun etrafında yer alıyor. Evita Peron’un müzesi de burada. Arjantin tarihinin en önemli ve çelişkili figürlerinden Evita, popülist cumhurbaşkanı Juan Domingo Peron’un karısıydı. 33 yaşında kanserden ölen eski şarkıcı-dansçı, kadın haklarına yönelik yaptığı çalışmalarıyla anılıyor. Görülmesi değer bir başka yer ise La Boca bölgesinde yer alan Caminito Sokağı. Arjantin’in ünlü La Boca Junior adlı futbol takımının ismini taşıyan stadyum, bu mahallede. Caminito bir zamanlar İtalyan göçmenlerin yaşadığı bölge olarak da biliniyor. Tren yolunun gelmesiyle boşalan sokak, bugün rengârenk evleri ve ressamların sokaklarda sergilediği tablolarıyla ünlü. Hediyelik eşyaların satıldığı sokakta ayrıca açık hava kafelerinde tango şovları da izlenebiliyor.

Nerede Kalınır?

Alvear Palace Hotel, Tel: (0054) 11 4808 2100, http://www.alvearpalace.com
Bo-Bo, Tel: (0054) 11 4774 0505, http://www.bobohotel.com
Art Hotel, Tel: (0054) 11 4821 4744, www.arthotel.com.ar

Nerede Yenir?

La Catedra: Tipik bir Arjantin restoranı olan La Catedra’da mönünün dışında her gün özel bir yemek sunuluyor. Tel: (0054) 11 4777 4601
Parilla “AB”: Tüm etler göz önünde, girişteki mangalda pişiriliyor. Tel: (0054) 11 4361 7019
Des Nivel: Izgara etlerin sunulduğu restoranda öğle vakti uzun kuyruklar oluşuyor. Tel: (0054) 11 4300 9081
Lupita: Tüm trendy restoran ve barların bulunduğu Las Canitas’ta bulunan mekân, yemekleriyle ünlü. Hafta sonlarında DJ’ler müzik çalıyor; kokteyller de çok lezzetli.
Spettus: Nehir kıyısında Puerto Madero’da bulunan bu restoranda sadece et sunuluyor. Sekiz değişik et çeşidinin sunulduğu mönüye açık büfedeki sebze ve salatalar eşlik ediyor. Tel: (0054) 11 4334-4126
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s